9- Çocuk Haklarının Sektörde Benimsenmesi İçin İlgili Tüm Paydaşlar ile İş Birliği İçerisinde Çalışılması

İlkenin Arka Planı, Amacı ve Kapsamı

Turizm sektörü, birbirini tamamlayan birçok iş kolunun oluşturduğu bir bütündür. Turizm sektöründe ürünler ve hizmetler son kullanıcıya sunulurken, konaklama, ulaştırma, yeme-içme gibi alanlarda hizmet veren birçok işletmenin kaynaklarının ve işlevlerinin birleştirilmesini ve ortak hedeflere ulaşmak için oluşturulan dernek, birlik, federasyon gibi kuruluşların iş birliği içerisinde çalışmasını zorunlu kılmaktadır.

Turizm sektöründe yer alan bütün işletmeler kendi ölçeklerinde bir “etki alanına” sahiplerdir. Etki alanı, işletmenin ekonomik, coğrafi, akdi ve siyasi yakınlığı olan bileşenleri içermektedir[1]. Bir işletmenin etki alanı, kendisinin faaliyetlerinden etkilenen paydaş gruplarının tespit edilmesi ile belirlenebilir. Normal şartlar altında herhangi bir şirketin etki alanının merkezinde yer alan kilit paydaş grubu çalışanladır. Arkasından, iş ortakları, tedarikçiler, sendikalar, yerel topluluklar ve müşteriler gibi diğer gruplar da gelmektedir. Son grup genellikle hükümet ve toplumun bütünüdür[2].

Yoğun bir etkileşimin hâkim olduğu turizm sektöründe, paydaşlardan herhangi birisinin yaşadığı olumlu bir deneyimin ve/veya karşılaşılabileceği bir riskin, şirketin etki alanındaki tüm paydaşları etkileme potansiyeli oldukça yüksektir. Dolayısıyla, turizm sektöründe yer alan bütün paydaşları arasında koordinasyonun sağlanması ve bu koordinasyonun yüksek standartlar altında gerçekleştirilmesi oldukça önemlidir. Turizm sektöründe çocuk haklarının bütüncül bir anlayış ile korunması ise yüksek standartların sağlanması noktasında önemli bir yere sahiptir. Öncelikle, turizm sektörünün üstleneceği öncü-örnek işlevinin gereği olarak en önemli paydaşlardan biri olan yerel toplum ve turistlerin çocuk hakları konusunda bilgilendirilmesi, çocuk istismarı konusunda standartlara uygun olumlu tutum geliştirilmesine katkıda bulunması beklenmektedir.

Sektörde çocuk haklarının korunması ve yüksek standartların uygulanması için sivil toplum kuruluşları ile iş birliği içerisinde çalışmak faydalı olacaktır. Alanda deneyimi olan sivil toplum kuruluşlarının sağladığı yaklaşımları kendi bünyelerinde uygularken hem yaklaşımları hem de iyi uygulama örneklerini, sektörün bütünü için ortak değerler ve standartlar oluşturabilmek hedefiyle kendi paydaşları ile paylaşmalı, mümkünse bu standartların uygulanması için çalışmalar yapmalıdırlar. Bu kapsamda, işletmelerin düzenli olarak katılım sağladıkları dernek, birlik, federasyon toplantıları deneyim paylaşımı için ideal ortamlar olarak değerlendirilmektedir.

Yapılan bu tip çalışmalar ile sektör içerisinde yüksek standartların ve iyi uygulamaların sektörün diğer paydaşlarına aktarılması, işletmenin ve turizm sektörünün değerine aşağıdaki katkıları sunacaktır[3]:

Diyalog ve iş birliği tedarikçilerle ilişkileri güçlendirecek, verimliliği artırmaya ve maliyetleri azaltmaya katkıda bulunacaktır.

Ürün ve hizmet kalitesini korumaya, daha sürdürülebilir ürün ve hizmetlerin geliştirilmesini desteklemeye yardımcı olacaktır.

Yatırımcılar için “güvenli, sorumlu ve duyarlı işletme” imajını güçlendirecektir.

Müşterilerin beklentilerine ve gereksinimlerine uygunluk sağlanacaktır.

İşletmenin marka değerini arttıracak ve yeni pazar fırsatları yaratacaktır.

Öte yandan, işletmeleri ve paydaşlarını etkileyebilecek düzeyde riskler ve sorunlarla karşılaşıldığında çeşitli önlemlerin alınması gerekmektedir. İşletmeler, olumsuz etkilere neden olmaktan kaçınmalı, aynı zamanda ürünleri veya hizmetleri aracılığıyla dahil oldukları olası olumsuz etkileri de engellemeye çalışmalıdır. İşletme, tedarik zincirinde olumsuz etkilere neden olabilecek bir riski tespit ederse, bu etkiyi durdurmak veya önlemek için gerekli adımları atmalıdır[4].

Öncelikle, herhangi bir kötü uygulamada bulunan tedarikçiyi veya işletmeyi otomatik olarak tedarik zincirinden[5] çıkarmak her zaman en iyi tercih olmayabilir. Kötü uygulamada bulunan tedarikçi veya işletme, ürün ve hizmetlerini başka sektörün başka bir bileşenine sunmaya devam edebilir. Böylelikle, kötü uygulama ortadan kalkmadığı gibi başka bir zincirin aksamasına sebep olabilir. Bu durum farklı bir etki alanı vasıtasıyla turizm sektörünün tamamını etkileme potansiyeline sahiptir. Dolayısıyla kötü bir uygulama veya risk ile karşılaşıldığı zaman, öncelikle o alandaki yüksek standartlar ve iyi uygulama örneklerinin aktarımı ile riskler azaltılarak gelecekteki kötü uygulamaların önüne geçilmelidir. İşletmeler, risk azaltma çabaları boyunca bir tedarikçi ile ilişkinin devam etmesine; devam eden risk azaltma çalışmaları sırasında ilişkinin geçici olarak askıya alınmasına; ya da son çare olarak, risklerin azaltılması amaçlı başarısız girişimlerden, risk azaltma çabalarının uygulanabilirlik sınırlarından çıkmasından veya olumsuz etkinin ciddiyeti nedeniyle tedarikçiyle ilişkileri sonlandırmaya karar verebilirler[6].






 

İlke No

Eylem

Gösterge No

Göstergeler

İlgili Personel

9.1

Turizm sektöründe yer alan paydaşların çocuk haklarının tüm sektörde benimsenmesine katkıda bulunulması

9.1.1

İşletme herhangi bir insan hakları veya çocuk hakları politikası benimsemiş mi?

İşletme Yönetimi


Kurumsal İletişim


9.1.2

İşletme, uygulamakta olduğu çocuk hakları politikasını yaygınlaştırma aktiviteleri gerçekleştiriyor mu?

9.1.3

Yaygınlaştırma faaliyetleri üye oldukları dernek, birlik, federasyon toplantıları aracılığı ile gerçekleştiriliyor mu?

9.1.4

Bir sene içerisinde kaç paydaş kurum/kuruluşa yaygınlaştırma faaliyetleri aracılığı ile ulaşılıyor?

9.2

İlgili sivil toplum kuruluşları ile iş birliği içinde çalışılması

9.2.1

İşletme herhangi bir aktivite kapsamında (Eğitim, tanıtım vb.) bir sivil toplum kuruluşu ile iş birliği yürütüyor mu?

İşletme Yönetimi


İnsan Kaynakları


Kurumsal İletişim


9.2.2

İşletme hak temelli çalışmalar yapan bir sivil toplum kuruluşu ile iş birliği yürütüyor mu?

9.2.3

Uluslararası ve ulusal sivil toplum kuruluşları tarafından oluşturulan standartlar işletme tarafından kabul edilmiş mi?

9.3

Çocuk haklarının ve çocukların korunması için gerekli tedbirlerin en uygun şekilde hayata geçirilmesi

9.3.1

İşletmenin tedarik zincirinde tespit ettiği kötü uygulamayı/çocuk hakkı ihlalini düzeltmek için yapmış olduğu girişim var mı?

İşletme Yönetimi


Kurumsal İletişim



9.3.2

İşletmenin ilişkilerini askıya aldığı veya tedarik zincirinden tamamen çıkarttığı bir işletme var mı?

9.4

Turizm sektörünün yerel toplum ve turistleri çocuk hakları konusunda bilgilendirmesi, çocuk istismarı konusunda standartlara uygun olumlu tutum geliştirilmesine katkıda bulunması.


9.4.1

İşletme, toplumu ve turistleri bilinçlendirmek için bir çalışma yürütüyor mu?

İşletme Yönetimi


Kurumsal İletişim


9.4.2

İşletmenin 9.4.1. kapsamında yürüttüğü çalışmalar kapsamında kullandığı görünürlük (broşür, poster vb.) veya eğitim materyali var mı?

9.4.3

İşletme bu kapsamda bir sene içerisinde kaç kişiye ulaşabiliyor?


Kullanılabilecek Eğitim Materyalleri

Çok Uluslu Şirketler için OECD Kılavuzu

Referans

  • Çok Uluslu Şirketler için OECD Kılavuzu



[1] Business Leaders Initiative on Human Rights, United Nations Global Compact, The Office of The High Commissioner for Human Rights (2009). A Guide for Integrating Human Rights into Business Management.

https://www.ohchr.org/Documents/Publications/GuideHRBusinessen.pdf

[2] ibid.

[3] CSR Global Compass, https://www.csrcompass.com/benefits-responsible-supply-chain-management-0

[4]OECD (2011), OECD Guidelines for Multinational Enterprises

http://www.oecd.org/daf/inv/mne/48004323.pdf

[5] Tedarik Zinciri: turizm ürünlerini ve turistlerin deneyimlerini etkileyen ürün, para ve bilgi akışının da içinde bulunduğu tüm turizm faaliyetlerinde kaynak paylaşımı, maliyetlerin azaltılması ve müşteri değerinin oluşturulması amaçlarını gerçekleştiren faaliyetler bütünü olarak tanımlanabilir (Chen,Y., Yi, P.(2010). Mode Selection of Tourism Supply Chain and Its Management Innovation.

https://ieeexplore.ieee.org/stamp/stamp.jsp?tp=&arnumber=5591545)

.[6] OECD (2011), OECD Guidelines for Multinational Enterprises

http://www.oecd.org/daf/inv/mne/48004323.pdf

Çocuk Dostu Turizm Danışma Kurulu desteği ile hazırlanan ve 10 maddeden oluşan  Çocuk Dostu Turizm Rehber İlkeleri ile  turizm sektöründe çocuk haklarına bütüncül, sistematik ve kapsayıcı bir yaklaşım sağlanması hedeflenmektedir.